Bakan Kacır açıkladı: Suudi Arabistan’la yapay zeka iş birliği masada

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Suudi Arabistan’la özellikle yapay zeka alanında kapsamlı bir işbirliğine gitmeyi hedeflediklerini belirterek, “Özellikle e-Devlet alanında da Suudi Arabistan’ın kamu-dijital altyapısıyla Türkiye’nin e-Devleti arasındaki entegrasyonu kuvvetlendireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Kacır, Hindistan’ın Bangalor kentinde düzenlenen G20 Dijital Ekonomi Bakanları Toplantısı’nda, “Dijital Kamu Altyapısı”, “Dijital Ekonomide Güvenlik ve Dijital Beceriler” başlıklı oturumlara katıldı.

Kacır, toplantıda, Türkiye’nin dijital kamu altyapısı, dijital ekonomide güvenlik ve dijital beceriler alanlarındaki çalışmalarını anlattı.

Bakan Kacır, G20 toplantılarının, hem küresel düzeyde geliştirilebilecek inisiyatiflerinin hem de ülkelerin ortaya koyduğu tecrübelerini diğer ülkelerle paylaşabildiği platform olduğuna dikkati çekti.

Türkiye’nin geliştirdiği uygulamaların ve vatandaşa sunulan hizmetlerin kapsamlı şekilde diğer ülkelerle paylaşıldığını bildiren Kacır, şunları kaydetti:

“Kamu-dijital altyapısı anlamında Türkiye’miz pek çok ülkeden çok daha ileri bir konumda. Özellikle e-Devlet, bu alandaki en başarılı uygulamamız aslında. 990 kamu kurumunun 7 binden fazla hizmetinin 64 milyondan fazla vatandaşımıza sunulduğu bir platform haline geldi. Bu yönüyle bütün ülkelerin dikkatini çeken çok başarılı bir kamu dijital altyapısı.”

Kacır, Suudi Arabistan’la özellikle yapay zeka alanında kapsamlı bir işbirliğine gitmeyi hedeflediklerini belirtti.

Bu konuda karşılıklı çalışmaları hızlandırma kararı aldıklarına işaret eden Kacır, şu değerlendirmede bulundu:

“Özellikle e-Devlet alanında da Suudi Arabistan’ın kamu-dijital altyapısıyla Türkiye’nin e-Devleti arasındaki entegrasyonu kuvvetlendireceğiz. Hac ve umre ziyareti vesilesiyle Suudi Arabistan’a gidecek vatandaşlarımız başta olmak üzere karşılıklı her iki ülkenin vatandaşlarının yararlanabileceği dijital hizmetler sunmuş olacağız.”

Kacır, Avrupa Birliği’nin Dijitalleşmeden Sorumlu Genel Müdürü ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini de bildirerek, “Önümüzdeki dönemde dijital alanlarda Avrupa Birliği programlarında Türkiye’nin üstleneceği rolü kendisiyle görüştük. Bütün bu görüşmelerde de her zaman Türkiye’mizin sahip olduğu güçlü yetkinlikleri paydaşlarımızla paylaşma imkanı bulduk.” ifadelerini kullandı.

Kamu-dijital altyapılarının özel sektöre bırakılamayacak önemli işlevlerinin olduğunu belirten Kacır, şunları kaydetti:

“Tüm ülkelerin vatandaşlarının ihtiyaç duyduğu temel hizmet alanlarından mutlaka kamu altyapılarını geliştirmesinin gerekli olduğunu ve aynı zamanda da ülkeler arasındaki kamu-dijital altyapılarının da birbiriyle konuşabilecek, haberleşebilecek entegrasyon ağlarının içinde olmasının da küresel düzeyde fayda sağlayacağını vurguladık. Ümit ediyorum önümüzdeki dönemde G20’de bu alandaki uluslararası işbirlikleri daha ileri noktalara da ulaşacaktır.”

Kacır, dijital ekonomide güvenliğin de önemli konu başlıkları arasında olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de bu alanda da önemli çalışmalar yapıyoruz tüm paydaşlarıyla birlikte. Tabii bunun bir boyutu siber güvenlik aslında. Siber tehlikeler ve siber tehditler, günümüz dünyasında terörizmle yarışacak düzeyde insanlığa zarar verir hale geldi. Pek çok nesnenin, cihazın, kritik altyapının internete açık hale gelmesi, bütün bu cisimler ve altyapıların siber güvenlik açısından önemli kriterler dikkate alınarak korunmasını zorunlu kılıyor. Türkiye, bu konuda yine tüm paydaşlarıyla önemli tedbirler geliştirdi.”

 “10 yıl içinde 10 milyondan fazla dijital istihdam alanı”

Dijital becerilerin önemine de dikkati çeken Kacır, “Bu da yine çok kuvvetli olduğumuz bir alan. Türkiye çok büyük bir üretim ülkesi ve üretim bazını mutlaka dijital dönüşümle geliştirmeye devam etmeliyiz. Dijital dönüşümün ana unsuru da insan kaynağımızın dijital yetkinlikler kazanması. Bizim yaptığımız çalışmalar ve Türkiye’deki diğer araştırmalar, önümüzdeki 10 yıl içerisinde ülkemizde belki 10 milyona yakın istihdam alanının yerini 10 milyondan fazla dijital istihdam alanına bırakacağını gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kacır, dijital yetkinlik sahibi insan kaynağına olan ihtiyacın artacağına da işaret ederek, şunları kaydetti:

“Araçların sürücüsüz hale gelmesi, muhtemelen 10-15 yıl sonra, sürücü ihtiyacını azaltacak ama bunun yanında sürücüsüz araç teknolojilerini geliştirebilecek dijital yetkinlik sahibi insan kaynağına olan ihtiyaç artacak. Bütün sektörlerde benzer bir dönüşüm dönemi yaşayacağız. Hem Türkiye hem de aslında pek çok ülke bunu yaşayacak. Bu dönemde hem var olan iş gücümüze yeni dijital yetkinlikler kazandırmak hem de yeni iş gücünü ihtiyaç duyulacak dijital yetkinliklerle geliştirmek bizim için çok önemli. Biz, özellikle imalat sanayisinde dijital dönüşümü hızlandırabilmek adına model fabrikalar, dijital dönüşüm merkezleri kuruyoruz. Türkiye’de atılan bu adımları ve geliştirilen inisiyatifleri destekliyoruz. İnsan kaynağımızı eğitme ve yetiştirme konusunda önemli programlar uyguluyoruz.”

Gelecek dönemde dijital dönüşüm teşvik programının da çok yaygın şekilde uygulanacağını da belirten Kacır, şöyle devam etti:

“Genç ve dinamik bir nüfusa sahip ülke olarak yeni insan kaynağımızın dijital yetkinliklerle donatılması da yine çok önem verdiğimiz bir odak alanı. Dünyanın en büyük uzay, havacılık ve teknoloji festivali TEKNOFEST’i düzenliyoruz. Geçtiğimiz yıl 1 milyon yarışmacımız TEKNOFEST’te neredeyse tümü dijital yetkinlikler gerektiren alanlarda yarışmalara katıldılar. Bu örneği G20 ülkeleriyle paylaştığımda hepsinde büyük bir etki uyandırdığını gördüm. Çünkü böylesine yaygın bir yarışma platformu, 41 farklı teknoloji yarışmasında 1 milyon gencin yarıştığı başka bir platform dünyada ikinci bir ülkede yok.”

Kacır, “Sektör Kampüste Programı” ile üniversite öğrencilerinin reel sektörün ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle donanmalarını sağladıklarını bildirerek, “Üniversitelerle reel sektörü bir araya getirdiğimiz bu programla aslında üniversite müfredatlarının güncellenmesine de önemli bir katkı sunmuş oluyoruz. Önümüzdeki dönemde Milli Teknoloji Staj Programı başlatacağız ve yine çok yaygın bir şekilde gençlerimizin istifadesine sunacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

TÜBİTAK eliyle yürütülen çok sayıda burs ve destek programının devam ettiğine dikkati çeken Kacır, şunları söyledi:

“Bu yönüyle aslında Türkiye, dijital beceriler konusunda küresel ölçekte en fazla söz söyleyebilecek ülkelerin başında geliyor. Bütün bunları muhataplarımızla paylaştık. Türkiye’nin tecrübelerini paylaştık ama bütün bunların aslında teknoloji geliştirme imkanlarının her bir bireyin erişimine açılmasını gerekli kılacak bir fırsat eşitliği perspektifiyle bütün dünyada hakim olabilmesinin de önemini vurguladık. Türkiye bu konuda da pek çok ülkenin çok önünde.”

Kacır, Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankasına ev sahipliği yaptığını anımsatarak, “Birleşmiş Milletler aracılığıyla bütün geliştirdiğimiz programlarda elde ettiğimiz deneyim, bilgi birikimi ve tecrübeyi özellikle en az gelişmiş ülkelerle paylaşma konusunda da çaba gösteriyoruz. Bu yönüyle de G20 ülkelerine örnek olmaya da gayret ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu toplantılarda ikili görüşmeler de gerçekleştirdiklerine değinen Kacır, şu bilgileri verdi:

“Hindistan, Birleşik Krallık ve Suudi Arabistan bakanlarıyla ve heyetler arası görüşmeler yaptık. Her üç ülkeyle de birlikte yapabileceğimiz pek çok iş var. Yine Fransa’nın dijital elçisi ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede hem Fransa-Türkiye hem de Avrupa Birliği-Türkiye ilişkileri konusunda birlikte neler yapabileceğimiz konusunu ele aldık. İki ülkenin birbirine katabileceği unsurlar olduğunu özellikle dijital alanlarda birbirimize sağlayabileceğimiz yararlar olduğunu değerlendirdik.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx